AmerikaTrump Sonrası ABD Vizelerinde Neler Değişti? 1 Yılın Bilançosu
Travel ban, H-1B kura sistemi, DV programı ve sosyal medya denetimi dahil 2025 sonrası ABD vize düzenindeki temel değişiklikler.
Bilmeniz Gerekenler
- 2025-2026 Trump döneminde ABD yasal göç oranları %30'dan fazla düşüş göstermiştir
- H-1B vize kuraları artık rastgele değil, maaş düzeyine göre önceliklendirilmektedir
- Diversity Visa (Green Card Lottery) programı idari kararlarla fiilen askıya alınmıştır
- Aşırı İnceleme (Extreme Vetting) kapsamında sosyal medya ve dijital geçmiş taramaları standartlaşmıştır
- Public Charge (Kamuya Yük Olma) kuralı, mali yeterlilik denetimlerini en üst seviyeye taşımıştır
- Türkiye doğrudan seyahat yasağı listesinde olmasa da 'yüksek riskli' tarama kategorisindedir
- Vize mülakatlarında 'Amerikan değerlerine uyum' ve 'ulusal güvenlik' sorgulamaları derinleşmiştir
Bir Yılda Ne Oldu? Trump Yönetiminin Göçmenlik Devrimi (2025-2026)
20 Ocak 2025 tarihinde göreve başlayan Donald Trump yönetimi, ilk 100 gününde Amerikan göçmenlik sistemini kökten sarsan bir dizi yürütme emri ve yasal düzenlemeyi hayata geçirdi. 'Önce Amerika' (America First) prensibini göçmenlik politikalarının merkezine yerleştiren bu yeni dönem, hem yasal hem de belgesiz göçü azaltmayı hedefleyen agresif adımlarla karakterize ediliyor. Brookings Enstitüsü'nün Ocak 2026 raporuna göre, ABD son on yıldır ilk kez yasal göç oranlarında %30'u aşan bir düşüş yaşadı.<br/><br/>Bu süreç sadece sınırı geçenleri değil, aynı zamanda nitelikli çalışanları, yatırımcıları ve aile birleşimi bekleyenleri de doğrudan etkiledi. Trump yönetiminin 'One Big Beautiful Bill Act' olarak adlandırdığı ve 4 Temmuz 2025'te yasalaşan devasa göçmenlik paketi, vize kategorilerini basitleştirirken, liyakat esaslı (merit-based) bir puanlama sisteminin temellerini attı. Türk vatandaşları için doğrudan bir yasak olmasa da, artan güvenlik taramaları ve konsolosluklardaki yeni 'aşırı inceleme' (extreme vetting) prosedürleri vize alma sürecini daha zorlu bir hale getirdi.
Travel Ban 4.0: Seyahat Yasaklarının 40 Ülkeye Yayılması
Başkan Trump, ilk dönemindeki en tartışmalı kararlarından biri olan seyahat yasaklarını, 2025 yılında 'Travel Ban 4.0' olarak çok daha kapsamlı bir şekilde geri getirdi. Ocak 2025'te imzalanan Executive Order 14161 ile başlayan süreç, Aralık 2025 itibarıyla tam 40 ülkeyi kapsayan devasa bir kısıtlama listesine dönüştü. Bu listede yer alan Afganistan, İran, Suriye, Kuzey Kore ve bazı Afrika ülkelerinin vatandaşlarına neredeyse tüm vize kategorilerinde tam yasak uygulanmaya başlandı.<br/><br/>Türkiye bu listenin içinde doğrudan yer almasa da, 'High Risk Region' (Yüksek Riskli Bölge) tanımı genişletildiği için Türkiye'den yapılan başvurular daha uzun süren idari işlemlere (Administrative Processing - 221g) tabi tutulmaya başlandı. Özellikle üçüncü ülkeler üzerinden ABD vizesine başvuran Türk vatandaşları, bu bölgesel güvenlik yasaklarının yarattığı bürokratik engellerle daha sık karşılaşır oldu. 2026 başı itibarıyla, seyahat yasakları kapsamında olmayan ülkelerden gelenlerin bile 'sosyal medya geçmişi' ve 'dijital ayak izi' taramaları standart vize mülakatlarının ayrılmaz bir parçası haline geldi.
H-1B ve Nitelikli Göçte Maaş Bazlı Seçim Dönemi
Nitelikli çalışan vizeleri, özellikle de H-1B kategorisi, yeni yönetimin 'Amerikalı işçiyi koruma' stratejisinin en büyük hedefi oldu. 29 Aralık 2025 tarihinde Federal Register'da yayımlanan ve 27 Şubat 2026'da yürürlüğe girecek olan kural ile, H-1B kuraları artık rastgele bir çekiliş değil, maaş düzeyine dayalı bir 'önceliklendirme' sistemi haline geldi. Bu yeni sisteme göre, işverenlerin en yüksek maaşı (Level 4) teklif ettiği adayların seçilme şansı, asgari maaş (Level 1) teklif edilen adaylara göre tam 4 kat daha fazladır.<br/><br/>Buna ek olarak, bazı teknoloji devlerinin kullandığı toplu H-1B başvurularına 100.000 dolarlık ek 'Social Impact Fee' (Sosyal Etki Ücreti) getirilmesi, Silikon Vadisi'ndeki işe alım süreçlerini yavaşlattı. Türk mühendisler ve teknoloji profesyonelleri için bu durum, Amerika'da iş bulmanın sadece yetenek değil, aynı zamanda şirketin teklif ettiği maaş skalasıyla da doğrudan ilgili olduğu yeni bir rekabet ortamı yarattı. 2026 kura sezonu (FY2027), bu yeni maaş bazlı sistemin ilk büyük testi olacak ve düşük maaşlı başlangıç pozisyonlarının H-1B alma şansını neredeyse sıfıra indirecek.
Diversity Visa (Green Card Lottery) Programı Askıda
Trump yönetiminin en sert muhalefet ettiği programlardan biri olan Çeşitlilik Vizesi (DV Lottery), Aralık 2025 sonrasında fiilen askıya alındı. Yönetim, bu programın 'güvenlik açıklarına' neden olduğunu iddia ederek, DV-2026 kazananlarının vize işlemlerini donduran bir idari emir yayımladı. Programın tamamen iptal edilmesi için Kongre onayı gerekse de, idari olarak atılan bu 'askıya alma' adımı, kazanan adayların mülakat randevusu almasını imkansız hale getirdi.<br/><br/>Türkiye'den her yıl binlerce kişinin başvurduğu bu piyango sisteminin yerine, liyakat bazlı bir 'Nitelikli Göçmen Puanlama Sistemi' getirilmesi planlanıyor. 2026 yılı, Green Card Lottery'nin tarihe gömüldüğü veya tamamen form değiştirdiği yıl olarak hatırlanabilir. Halihazırda seçilmiş olan DV-2026 adaylarının 30 Eylül 2026'ya kadar vize alma hakkı devam etse de, konsolosluklardaki işlem yavaşlığı nedeniyle bu hakkın kullanılması mucizelere kalmış durumda. Bu dönemde alternatif yollar (E-2 yatırımcı vizesi veya O-1 yetenek vizesi gibi) çok daha güvenilir limanlar haline geldi.
Extreme Vetting: Sosyal Medya ve Dijital Arşiv Taraması
Trump yönetiminin vize başvurularında getirdiği en büyük 'teknik' değişiklik, şüphesiz 'Aşırı İnceleme' (Extreme Vetting) protokolüdür. Artik DS-160 vize başvuru formunda sadece son 5 yıla ait sosyal medya kullanıcı adlarınızı vermeniz yetmiyor; yapay zeka destekli sistemler, paylaşımlarınızın 'Amerikan değerleriyle uyumlu olup olmadığını' ve 'ulusal güvenlik riski taşıyıp taşımadığınızı' saniyeler içinde analiz edebiliyor.<br/><br/>Özellikle politik paylaşımlar, radikal görüşler veya ABD yönetimine yönelik aşırı sert eleştiriler içeren içerikler, 'vize reddi' veya 'idari işlem' gerekçesi olabiliyor. 2026 itibarıyla konsolosluk memurlarına, sadece şüpheye dayanarak vize reddetme konusunda çok daha geniş takdir yetkileri tanımlanmış durumda. Başvurucuların dijital ayak izlerini temizlemeleri veya kontrol altına almaları, teknik bir hazırlıktan ziyade artık bir zorunluluk haline geldi. Unutmayın, sildiğiniz bir paylaşım bile arşiv sistemlerinde karşınıza çıkabilir; bu yüzden dürüstlük ve tutarlılık her zamankinden daha önemli.
Public Charge: Kamuya Yük Olma Kriteri Yeniden Gündemde
2025 yılındaki reformlarla birlikte 'Public Charge' (Kamuya Yük Olma) kuralı çok daha sert bir formda geri döndü. Artık yeşil kart veya vize başvurusu yapanların sadece mevcut finansal durumları değil, gelecekte ABD hükümetinden sağlık, barınma veya gıda yardımı alma ihtimalleri de 'olasılık' üzerinden değerlendiriliyor. Yeterli mal varlığı, sağlık sigortası ve iş garantisi olmayan başvurucuların vize şansı dramatik şekilde azaldı.<br/><br/>Bu durum özellikle aile birleşimi (Family-Based) başvurularını vurdu. ABD vatandaşı olan sponsorların, getirecekleri yakınları için vermeleri gereken 'Affidavit of Support' (Mali Destek Taahhüdü) limitleri yükseltildi. Türk başvurucular için banka hesaplarındaki meblağların güncel kura göre yüksek tutulması ve ABD'deki sponsorun vergi beyannamelerinin kusursuz olması gerekiyor. 2026 başındaki uygulamalarda, orta halli ailelerin bile Public Charge engeline takıldığına dair raporlar artış göstermektedir.
Belirsizlik Döneminde Türk Vatandaşları İçin Stratejiler
Trump döneminin yarattığı bu sert iklimde Türk vatandaşları için vize süreci imkansız değil ancak 'profesyonellik' gerektiriyor. Her şeyden önce, DS-160 formunuzun her bir satırı, hayatınızın son 10 yılıyla tutarlı olmalıdır. İkinci olarak; Türkiye'deki ekonomik, sosyal ve ailevi bağlarınızı kanıtlarken kullandığınız dökümanların 'iddia değil kanıt' niteliğinde olması (noter onaylı tercümeler, e-devlet çıktıları, barkodlu belgeler) şarttır.<br/><br/>Randevu alma sürelerinin uzadığı ve kuralların her hafta değiştiği bu dönemde, başvurunuzu son dakikaya bırakmamalısınız. Eğer bir çalışma vizesi veya yatırımcı vizesi planlıyorsanız, 'en kötü senaryoya' (red veya idari işlem) göre bir B planı hazırlamalısınız. Biz UZ VISA olarak, Trump yönetiminin yayımladığı her yeni genelgeyi ve konsoloslukların uyguladığı 'gizli' talimatları anlık takip ederek, Türk başvurucuların bu mayınlı arazide güvenle ilerlemesini sağlıyoruz. Bilgi sahibi olmak, bu dönemde vize almanın %50'sini oluşturmaktadır.
Sonuç ve 2026 Gelecek Projeksiyonu
Şubat 2026 itibarıyla netleşen gerçek şudur: Amerikan göçmenlik sistemi artık her gelene kucak açan 'özgürlükler ülkesi' imajından, sadece seçilmiş ve denetlenmiş nitelikli kişilere kapı açan 'stratejik bir kale' modeline geçmiştir. Trump yönetiminin bu politikaları, Amerika'nın demografik ve ekonomik yapısını önümüzdeki on yıllar boyunca şekillendirecektir.<br/><br/>Ancak her kısıtlama, kendi içinde yeni fırsatlar ve 'doğru kapıları' da beraberinde getirir. Nitelikli bir dökümantasyon, dürüst bir mülakat ve güncel kanunlara hakimiyet ile Amerikan rüyası hala ulaşılabilir bir hedeftir. Sizlere tavsiyemiz; sosyal medyadaki spekülasyonlara değil, resmi verilere ve profesyonel danışmanlıklara güvenmenizdir. Değişen dünya düzeninde Amerika'nın vize kapıları kapanmıyor, sadece o kapıdan geçmek için gereken standartlar yükseliyor. Bizler bu standartları aşmanız için sizin en güçlü müttefikiniz olmaya devam edeceğiz.
Sık Sorulan Sorular
Bu analiz Şubat 2026 itibarıyla geçerli olan Trump yönetimi politikalarını yansıtmaktadır. ABD göçmenlik yasaları yürütme emirleriyle (Executive Orders) her an değişebilir. Güncel durum için profesyonel destek alınız.
Bu Konuda Yardıma mı İhtiyacınız Var?
UZ VISA uzman ekibi ile ücretsiz ön değerlendirme yapın.
